1 Mayıs; alın terinin, emeğin, üretimin, dayanışmanın ve hak arama mücadelesinin simgesidir. İşçi sınıfının tarih boyunca büyük bedeller ödeyerek kazandığı hakların, insanca çalışma taleplerinin ve adil bir yaşam mücadelesinin ortak sesidir. Bu anlamlı gün, yalnızca bir kutlama günü değil; aynı zamanda emekçilerin sorunlarının daha yüksek sesle dile getirildiği, çözüm taleplerinin güçlü şekilde ortaya konulduğu bir mücadele günüdür.
Bugün, ülkemizin dört bir yanında milyonlarca emekçi; artan hayat pahalılığı, yüksek enflasyon, adaletsiz vergi yükü, düşük ücretler, güvencesiz çalışma biçimleri ve ağırlaşan yaşam koşulları altında ayakta kalma mücadelesi vermektedir. Çalışanlar ürettikçe ülke büyümekte, hizmetler sürmekte, çarklar dönmekte; ancak ne yazık ki emekçiler, ortaya koydukları katkının karşılığını çoğu zaman hak ettikleri ölçüde alamamaktadır. Ücretler daha cebe girmeden erimekte, temel ihtiyaçları karşılamak her geçen gün daha da zorlaşmaktadır.
Özellikle örgütsüz işyerlerinde çalışan işçiler açısından tablo daha da ağırdır. Uzun çalışma saatleri, düşük ücretler, sosyal hak eksiklikleri, hafta sonu ve tatil günlerinde dahi süren yoğun tempo, performans baskısı ve iş güvencesi kaygısı, çalışma hayatını her geçen gün daha yıpratıcı hale getirmektedir. Oysa emek, korunması gereken en temel değerdir. Çalışan insanın onuru, refahı ve geleceği görmezden gelinerek ne toplumsal huzur sağlanabilir ne de gerçek anlamda kalkınmadan söz edilebilir.Bizler inanıyoruz ki güçlü bir çalışma hayatının temelinde örgütlü emek vardır. İşçinin sesi ancak birlikle yükselir, hak ancak dayanışmayla korunur, kazanım ancak kararlı bir mücadeleyle elde edilir. Sendikal örgütlenme, sadece toplu sözleşme imzalamak değil; aynı zamanda iş yerinde saygı görmek, hakkını arayabilmek, geleceğe güvenle bakabilmek ve insan onuruna yaraşır çalışma koşullarına kavuşabilmek demektir.
Bu nedenle 1 Mayıs, emeğin örgütlü gücünü büyütmenin de çağrısıdır.Bugün emekçiler için en yakıcı başlıklardan biri de vergi adaletidir. Az kazanandan çok, çok kazanandan az vergi alınan bir düzen kabul edilemez. Çalışanların ücretleri yıl içinde vergi dilimleri nedeniyle gerilemekte, ocakta alınan ücret aralık ayına gelindiğinde aynı değeri taşımamaktadır. Emekçinin kazancı üzerindeki yük hafifletilmeli, vergi sistemi adil hale getirilmeli, ücretlilerin satın alma gücünü koruyacak kalıcı düzenlemeler hayata geçirilmelidir. Emeğin üzerindeki yük hafiflemeden sosyal adaletin tesisi mümkün değildir.Bir diğer temel mesele de çalışma hayatında güvencenin güçlendirilmesidir.
Taşeronlaşma, esnek ve kuralsız çalışma modelleri, kayıt dışılık, iş kazaları ve meslek hastalıkları gibi sorunlar, emekçilerin yaşamını doğrudan tehdit etmektedir. Her işçi güvenli bir işyerinde, insan onuruna yakışır koşullarda, hakkını alarak ve geleceğinden endişe duymadan çalışabilmelidir. İş sağlığı ve güvenliği tedbirleri tavizsiz uygulanmalı, çalışanların yaşam hakkı ekonomik hesapların gölgesinde bırakılmamalıdır.1 Mayıs aynı zamanda dayanışmanın günüdür. Bu gün; işçisiyle, memuruyla, emeklisiyle, iş arayan genciyle, üretime omuz veren kadınlarıyla, alın teriyle hayatı ayakta tutan herkesin ortak sesidir. Çünkü emeğin meselesi yalnızca bir kesimin değil, toplumun tamamının meselesidir. Adaletli bir gelir dağılımı, güvenli bir çalışma hayatı, güçlü sosyal haklar ve örgütlü bir toplumsal yapı hepimizin ortak geleceği için gereklidir.
Koop-İş olarak biz, emeğin hakkını savunmayı, üyelerimizin ve tüm çalışanların sesi olmayı, ekmek, hak ve gelecek mücadelesini büyütmeyi sürdürüyoruz. Masada da sahada da üyelerimizin iradesini kararlılıkla temsil etmeye, hak kayıplarına karşı durmaya, adil ücret, güvenli iş ve onurlu çalışma mücadelesini büyütmeye devam edeceğiz. Çünkü biliyoruz ki alın terinin değeri teslim edilmeden çalışma barışı kurulamaz; emek korunmadan toplumsal adalet sağlanamaz.
Bu duygu ve düşüncelerle; başta üyelerimiz olmak üzere, hayatı emeğiyle var eden tüm işçi ve emekçilerin 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nü kutluyoruz. 1 Mayıs’ın; birlik ve beraberliğimizi güçlendirmesini, hak arama mücadelemize güç katmasını, emeğin değer gördüğü, adaletin hakim olduğu, çalışanların geleceğe umutla baktığı bir ülkede yaşamaya vesile olmasını diliyoruz.
Yaşasın 1 Mayıs!
Yaşasın Emek, Dayanışma ve Örgütlü Mücadele!




