Değerli PİKTES Öğretmeni üyelerimiz; son günlerde çalışma hayatımızı ve sendikal geleceğimizi ilgilendiren çeşitli değerlendirmeler yapılmakta, hukuki dayanağı bulunmayan bazı iddialar üzerinden üyelerimizde tereddüt oluşturulmaya çalışılmaktadır. Oysa yıllar süren mücadele sonucunda elde edilen kazanımların hukuki tartışmaların konusu haline getirilmesi, ne üyelerimizin haklarına ne de ortak mücadelemize katkı sağlayacaktır. Bu nedenle, herhangi bir polemiğe mahal vermeden ; PİKTES çalışanlarının neden Milli Eğitim Bakanlığı Toplu İş Sözleşmesi kapsamında yer aldığını, bu hakkın nasıl kazanıldığını ve bundan sonraki mücadelemizin hangi hedefler doğrultusunda sürdürüldüğünü açık, anlaşılır ve hukuki gerçekler ışığında sizlerle paylaşma gereği duyulmuştur.
1. PİKTES Çalışanı üyelerimizin hakları için yapılan mücadele süreci:
- Sendikamız Koop-İş, 27.06.2019 tarihinde PİKTES kapsamında çalışan üyelerimiz adına ayrı bir yetki başvurusunda bulunmuştur. Bu başvuru, PİKTES çalışanlarının toplu iş sözleşmesi hakkından yararlanması için atılan ilk ve en önemli adımdır.
- Ancak Çalışma Genel Müdürlüğü, 29.08.2019 tarihli değerlendirmesinde, Milli Eğitim Bakanlığı ve bağlı işyerlerini kapsayan yürürlükte bir toplu iş sözleşmesi bulunduğunu belirterek PİKTES işyerlerini de bu kapsamda değerlendirmiş ve ayrıca bir yetki tespit işlemi yapmamıştır.
Bu noktada Sendikamız hemen Milli Eğitim Bakanlığı düzeyinde gerekli girişimlerde bulunmuştur.
- Sendikamız, 06.09.2019 tarihinde PİKTES çalışanlarının yürürlükteki Milli Eğitim Bakanlığı toplu iş sözleşmesinden yararlandırılması gerektiğini Milli Eğitim Bakanlığına bildirmiştir.
- Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü ise 08.10.2019 tarihli cevabında, PİKTES çalışanlarının işletme kapsamında değerlendirilemeyeceğini ve toplu iş sözleşmesinden yararlanamayacağını belirtmiştir.
Sendikamız Milli Eğitim Bakanlığı tarafından sendikamıza iletilen bu yazıyı da kabul etmemiştir.
18.10.2019 tarihinde Bakanlığa yeniden yazı yazılmış, üyelerimizin toplu iş sözleşmesinden yararlandırılması talep edilmiş, aksi halde hukuki yollara başvurulacağı açıkça bildirilmiştir.
- Bu mücadelenin sonucunda 28.01.2020 tarihinde protokol imzalanmış ve PİKTES çalışanları toplu iş sözleşmesinden yararlanmaya başlamıştır.
Özetle, bugün PİKTES çalışanlarının toplu iş sözleşmesinden yararlanıyor olması kendiliğinden ortaya çıkmış bir durum değildir. Bu sonuç, Koop-İş Sendikasının 2019 yılından itibaren yürüttüğü kararlı ve ısrarlı mücadelenin ürünüdür. Bu mücadelenin değeri, benzer örneklerle karşılaştırıldığında daha net anlaşılmaktadır. Nitekim Sağlık Bakanlığı bünyesinde görev yapan ve yine başka bir proje kapsamında çalışan doktorlar toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan mali ve sosyal haklar ile ikramiye ödemelerinden yararlanamamıştır. Buna karşılık PİKTES öğreticileri, Milli Eğitim Bakanlığı işletme toplu iş sözleşmesi kapsamında yer alarak önemli mali ve sosyal haklara kavuşmuş, bu yönüyle kamu çalışma hayatında dikkat çeken ve korunması gereken önemli bir kazanım elde etmiştir.
2. PİKTES Öğretmeni üyelerimiz neden MEB sözleşmesinin içindedir?
Bilindiği üzere PİKTES çalışanları, Milli Eğitim Bakanlığı Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü bünyesinde çalışmaktadır.
6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu bakımından toplu iş sözleşmesi yetkisinde belirleyici olan husus; ücretin hangi kaynaktan ödendiği değil, işveren, işyeri, işkolu ve işletme toplu iş sözleşmesinin kapsamıdır.
Bu nedenle PİKTES çalışanlarının ücretlerinin Avrupa Birliği fonlarından karşılanması, onların toplu iş sözleşmesi kapsamı dışında kalması sonucunu doğurmaz. Ücretin finansman kaynağı ayrı bir konudur; sendikal hak ve toplu iş sözleşmesinden yararlanma hakkı ayrı bir konudur.
Nitekim Çalışma Genel Müdürlüğü de PİKTES için ayrı bir yetki tespiti yapmamış; PİKTES işyerlerini Milli Eğitim Bakanlığı ve bağlı işyerlerini kapsayan toplu iş sözleşmesi içinde değerlendirmiştir.
Bu nedenle “PİKTES öğreticileri için MEB’den ayrı bir toplu iş sözleşmesi yapılabilir” iddiası hukuki gerçeklikle bağdaşmamaktadır.
Doğru olan yol, PİKTES çalışanlarını mevcut toplu iş sözleşmesi zemininden koparmak değil; Milli Eğitim Bakanlığı toplu iş sözleşmesi içinde PİKTES çalışanlarının haklarını daha da güçlendirmektir. Bu konuda da Sendikamız tarafından her dönem ilave düzenlemeler yapılmış ve yapılmaya da devam edilecektir.
3. PİKTES Öğreticileri ile ilgili başka bir sendikanın yetki alması mümkün müdür?
Bu soruya cevap verirken öncelikle işyerinin hukuki yapısını doğru anlamak gerekir.
PİKTES, bağımsız ve ayrı bir işyeri değildir. PİKTES çalışanları, Milli Eğitim Bakanlığı Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü bünyesinde görev yapmakta olup, Milli Eğitim Bakanlığı işletmesi kapsamında değerlendirilmektedir.
Milli Eğitim Bakanlığı bünyesinde yaklaşık 41 bin işçi çalışmaktadır. Bu işçiler, işletme toplu iş sözleşmesi sistemi içerisinde tek bir bütün olarak değerlendirilmektedir. Nitekim 2019 yılında Sendikamız tarafından PİKTES için ayrıca yetki başvurusu yapılmış; ancak Çalışma Genel Müdürlüğü, yürürlükte bulunan Milli Eğitim Bakanlığı işletme toplu iş sözleşmesini gerekçe göstererek ayrı bir yetki tespiti yapmamıştır. Bu husus tartışmaya açık değil, idari makamların açık değerlendirmesiyle sabittir.
Bu nedenle, Milli Eğitim Bakanlığı işletmesinin yalnızca bir bölümünü ayırarak “Burada ayrı bir toplu iş sözleşmesi yapacağım” iddiası, 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanununun işletme toplu iş sözleşmesi sistematiği ile bağdaşmamaktadır.
Dolayısıyla PİKTES çalışanlarına, gerçekleşmesi hukuken mümkün olmayan beklentiler sunulması; çalışanların gerçek sorunlarının çözümüne katkı sağlamayacağı gibi, sendikal birlik ve mücadele gücünü de zayıflatma riski taşımaktadır.
Ne yazık ki son dönemde, PİKTES çalışanlarının haklı taleplerinin; mevzuat bilgisi yetersiz, hukuki gerçeklikten uzak ve hangi amaca hizmet ettiği belirsiz bazı sosyal medya paylaşımları üzerinden istismar edilmeye çalışıldığı görülmektedir. Oysa çalışanlarımızın geleceğini ilgilendiren bu önemli konuda, kişisel hesaplar ve asılsız beklentiler değil; hukuki gerçekler, örgütlü mücadele ve ortak akıl esas alınmalıdır.
PİKTES çalışanları hiçbir sendikal hesabın aracı değildir!
PİKTES çalışanları, yıllardır Koop-İş Sendikası ile birlikte mücadele eden, toplu iş sözleşmesi haklarını bu mücadele sayesinde kazanan ve bundan sonraki haklarını da aynı kararlılıkla geliştirecek olan büyük bir örgütlü yapının parçasıdır.
4. Sonuç
PİKTES çalışanlarının toplu iş sözleşmesi kapsamına alınması bir tesadüf değildir.
Bu nedenle belirsiz, hukuki zeminden uzak, toplu sözleşme sürecini tıkamaya ve uzatmaya yönelik girişimler ve gerçekleşmesi mümkün olmayan vaatler yerine ; hukuki gerçeklikle, güçlü örgütlülükle ve bugüne kadar sonuç almış sendikal mücadeleyle bundan sonraki süreci yürütmek gerekmektedir.
PİKTES çalışanlarını bugünkü toplu iş sözleşmesi zeminine taşıyan Koop-İş Sendikası, bundan sonra da mevcut haklarınızı korumak, geliştirmek ve daha güçlü hale getirmek için mücadelesini aynı kararlılıkla sürdürecektir. Mali ve sosyal haklarınızın iyileştirilmesi, çalışma hayatında karşılaştığınız sorunların çözümü ve kadro ile istihdam güvencesine ilişkin beklentilerinizin hayata geçirilmesi için gerekli girişimlerimiz kararlılıkla devam etmektedir.
Öte yandan, son dönemde ücretlerde yaşanan göreceli değişimlerin önemli bir nedeni, ülkemizde uygulanan vergi sistemidir. Yıl içerisinde artan vergi yükü, ücret artışlarının çalışanların gelirine aynı oranda yansımasını zorlaştırmaktadır. Koop-İş Sendikası, yalnızca toplu iş sözleşmesi hükümleriyle değil, çalışanların üzerindeki vergi yükünün azaltılması ve alım gücünün korunmasına yönelik düzenlemeler konusunda da mücadelesini kararlılıkla sürdürmektedir.





