KOOP-İŞ 
SENDİKASI

GENEL BAŞKANIMIZ EYÜP ALEMDAR’DAN 25. ÇALIŞMA EKONOMİSİ VE ENDÜSTRİ İLİŞKİLERİ KONGRESİ’NDE EMEK VE ADALET VURGUSU

“SORUMLUSU OLMADIĞIMIZ KRİZLERİN BEDELİNİN EMEKÇİLERE ÖDETİLMESİNİ KABUL ETMİYORUZ!”

TÜRK-İŞ ile Aydın Adnan Menderes Üniversitesi iş birliğinde düzenlenen 25. Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri Kongresi, 15-18 Ekim 2026 tarihleri arasında Aydın’ın Didim ilçesinde gerçekleştiriliyor. “Çoklu Krizler ve Emek” temasıyla düzenlenen kongrenin açılış konuşmasını, TÜRK-İŞ Genel Başkan Yardımcısı ve Sendikamız Genel Başkanı Eyüp Alemdar yaptı.

Çalışma hayatının güncel sorunlarının, ekonomik ve sosyal krizlerin emekçiler üzerindeki etkilerinin, dijital dönüşümün, istihdam politikalarının ve sendikal hakların ele alındığı kongreye; Aydın Adnan Menderes Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Bülent Kent, Rektör Yardımcısı Cemal İyem, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Tuncay Ercan Sepetcioğlu, sendikaların genel merkez yöneticileri, TÜRK-İŞ İzmir Bölge Başkanı ve şube başkanları, akademisyenler, sendika uzmanları ve davetliler katıldı.

Kongrenin açılışında katılımcıları selamlayan Genel Başkanımız Eyüp Alemdar, yoğun programı nedeniyle kongreye katılamayan TÜRK-İŞ Genel Başkanı Ergün Atalay’ın selamlarını ve başarı dileklerini iletti.

Üniversiteler ile sendikalar arasındaki iş birliğinin önemine dikkat çeken Alemdar, çalışma hayatında yaşanan sorunların bilimsel araştırmalarla desteklenmesinin sendikal mücadeleye güç kazandırdığını belirtti.

“ÜNİVERSİTELER BİLİMİN, SENDİKALAR EMEĞİN VE ALINTERİNİN KALESİDİR”

Kongrenin 25’incisinin düzenlenmesinin akademi ile sendikal hareket arasındaki köklü iş birliğinin önemli bir göstergesi olduğunu ifade eden Genel Başkanımız, bilimsel bilgi ile işyerlerindeki deneyimin buluşmasının çalışma hayatının sorunlarına çözüm üretilmesi açısından büyük değer taşıdığını vurguladı.

Genel Başkanımız Alemdar, “Biz, TÜRK-İŞ olarak üniversiteleri bilimin ve aydınlanmanın merkezi, sendikaları ise emeğin ve alınterinin kalesi olarak görüyoruz” diyerek akademik çalışmaların sendikaların haklı taleplerini daha güçlü savunmasına katkı sunduğunu belirtti.

“BİZ KRİZLERİ RAPORLARDA DEĞİL, EVİMİZDE, MUTFAĞIMIZDA YAŞIYORUZ”

Kongrenin “Çoklu Krizler ve Emek” temasının günümüz çalışma hayatının gerçeklerini ortaya koyduğunu belirten Alemdar, yüksek yaşam maliyetleri, gelir dağılımındaki adaletsizlik, işsizlik, savaşlar, göç, iklim değişikliği ve teknolojik dönüşümün çalışanları aynı anda etkilediğini söyledi.

Ekonomik krizlerin sonuçlarının en ağır biçimde emekçiler tarafından hissedildiğine dikkat çeken Genel Başkanımız, şu ifadeleri kullandı:

“Biz işçiler, o krizleri raporlarda değil; evimizde, mutfağımızda, çocuklarımızın geleceğinde yaşıyoruz. Dünyadaki her sarsıntı, eninde sonunda işçinin tezgâhına, emekçinin sofrasına ulaşıyor.”

Krizlerin kimi zaman çalışanların kazanılmış haklarını geriye götürmenin gerekçesi haline getirildiğini belirten Alemdar, rekabet, maliyet ve verimlilik söylemleri altında işçilerin ücretlerinin, iş güvencelerinin ve sosyal haklarının hedef alındığını ifade etti.

“Sorumlusu olmadığımız krizlerin bedelinin emekçilere ödetilmesini kabul etmiyoruz!” sözleriyle sendikal hareketin kararlı tutumunu ortaya koydu.

“ÜLKENİN ZENGİNLİĞİ BÜYÜRKEN EMEKÇİNİN PAYI KÜÇÜLÜYORSA ORADA ADALET YOKTUR”

Ekonomik büyümenin tek başına refah anlamına gelmediğini belirten Genel Başkanımız, büyümeden elde edilen gelirin adil paylaşılmasının zorunluluğuna dikkat çekti.

Alemdar, “Üretim artarken, o üretimi gerçekleştiren işçi geçinemiyorsa; ülkenin zenginliği büyürken emekçinin aldığı pay küçülüyorsa, orada adil bir paylaşım yok demektir” dedi.

Çalışanların insanca yaşayabilecekleri bir ücrete, ailelerini geçindirebilecekleri ekonomik koşullara ve güvenli bir geleceğe sahip olmalarının ayrıcalık değil, temel bir hak olduğunu vurgulayan Alemdar, emekçilerin ürettikleri değerden hak ettikleri payı almaları gerektiğini ifade etti.

“TOPLU SÖZLEŞME MASASINDA KAZANDIĞIMIZI VERGİ DAİRESİNDE BIRAKIYORUZ!”

Konuşmasının önemli bir bölümünü vergi sistemindeki adaletsizliğe ayıran Genel Başkanımız, ücretliler üzerindeki vergi yükünün çalışanların satın alma gücünü olumsuz etkilediğini belirtti.

Sendikaların toplu iş sözleşmesi masalarında üyelerinin haklarını korumak ve ücretlerini enflasyon karşısında iyileştirmek için büyük mücadele verdiğini hatırlatan Alemdar, artan vergi kesintilerinin bu kazanımları erittiğini söyledi.

“Toplu sözleşme masalarında büyük mücadeleler veriyoruz. Üyelerimizi enflasyona ezdirmemeye çalışıyoruz. Ancak sözleşme masasında kazandığımızı, vergi dairesinde bırakıyoruz!” diyen Alemdar, yılın ilerleyen aylarında çalışanların sorumlulukları ve yaptıkları iş değişmediği halde ellerine geçen ücretin azaldığını vurguladı.

Genel Başkanımız, emeğin üzerindeki vergi yükünün hafifletilmesi ve vergi adaletinin sağlanması gerektiğini belirterek, çalışanların kazandıkları ücretle hayatlarını planlayabilecekleri adil bir vergi düzeni oluşturulması çağrısında bulundu.

“TEKNOLOJİ GELİŞİRKEN İŞÇİ HAKLARI GERİYE GİDEMEZ”

Dijitalleşme, yapay zekâ ve otomasyonun çalışma hayatında köklü değişiklikler yarattığını ifade eden Alemdar, teknolojik gelişmelere karşı olmadıklarını ancak bu dönüşümün çalışanların haklarını zayıflatmaması gerektiğini söyledi.

Yapay zekâ ve otomasyonun üretim süreçlerinde verimliliği artırabileceğini, yeni meslek alanları oluşturabileceğini ve çalışanların iş yükünü hafifletebileceğini belirten Genel Başkanımız Alemdar, teknolojik dönüşümün kazanımlarının işçilerle de paylaşılması gerektiğini vurguladı.

“Teknoloji gelişirken çalışan bu gelişmeden nasıl yararlanacak? Verimlilik artışından işçi pay alacak mı? Yeni beceriler kazanması için eğitim sağlanacak mı? İşini kaybetme riskiyle karşılaşan çalışan korunacak mı?” sorularını gündeme taşıyan Alemdar, teknolojik dönüşümün sosyal adalet ilkesiyle birlikte ele alınması gerektiğini ifade etti.

Çalışanların performansının algoritmalarla izlendiği, çalışma temposunun dijital sistemlerle belirlendiği ve işten çıkarma kararlarının otomatik değerlendirmelere bağlanabildiği yeni çalışma düzeninde, insan hakları ve çalışma güvencesinin daha fazla önem kazandığını belirtti.

Alemdar, “Teknoloji insan içindir. Ekonomi insan içindir. Çalışma hayatının merkezinde de insan olmak zorundadır” dedi.

“ESNEK ÇALIŞMA, İŞÇİNİN BÜTÜN GÜN ULAŞILABİLİR OLMASI DEMEK DEĞİLDİR”

2027-2029 Orta Vadeli Program’da yer alan esnek çalışma modellerine de değinen Genel Başkanımız, uzaktan çalışma, kısmi süreli çalışma, geçici çalışma ve platform çalışması gibi yeni istihdam biçimlerinin çalışanların hakları korunarak düzenlenmesi gerektiğini söyledi.

Karma çalışma modellerinde işçinin çalışma süresinin, işverenin sorumluluklarının ve çalışma giderlerinin açık biçimde belirlenmesi gerektiğini ifade eden Alemdar, evden çalışan işçinin internet, elektrik, bilgisayar ve diğer çalışma giderlerini kimin karşılayacağı sorusunun yanıtsız bırakılamayacağını vurguladı.

Bu konuların işverenlerin tek taraflı kararlarına bırakılamayacağını belirten Genel Başkanımız, çalışanların ve sendikaların karar süreçlerine katıldığı, hakların toplu iş sözleşmeleriyle güvence altına alındığı bir düzenin oluşturulması gerektiğini ifade etti.

“Esneklik, işçinin bütün gün ulaşılabilir olması demek değildir. Yeni çalışma biçimleri, eski hakların ortadan kaldırılmasının gerekçesi olamaz” diyen Alemdar, TÜRK-İŞ olarak kazanılmış hakları geriye götürecek hiçbir düzenlemenin tarafı olmayacaklarını vurguladı.

“İŞÇİNİN HAYATINDAN TASARRUF EDİLMEZ!”

Konuşmasında taşeronlaşma, kayıt dışı istihdam, güvencesiz çalışma ve iş sağlığı ve güvenliği sorunlarına da geniş yer veren Genel Başkanımız, aynı işyerinde aynı işi yapan çalışanların farklı haklara sahip olmasının çalışma barışını zedelediğini ifade etti.

İş güvencesinin işletmelerin maliyet hesaplarına göre vazgeçilebilecek bir unsur olmadığını belirten Alemdar, herkes için adil ücret, etkin sosyal güvenlik ve insan onuruna yakışır çalışma koşullarının sağlanması gerektiğini söyledi.

İş kazalarının önlenmesinin işverenlerin ve ilgili kurumların temel sorumlulukları arasında bulunduğuna dikkat çeken Alemdar, iş sağlığı ve güvenliği önlemlerinin bir maliyet kalemi olarak görülemeyeceğini vurguladı.

“Sabah evinden rızkını kazanmak için çıkan bir işçinin, akşam çocuklarının yanına dönememesi kader olamaz!” diyen Genel Başkanımız, işyerlerinde etkin denetimlerin yapılması, gerekli önlemlerin alınması ve sorumluların hesap vermesi gerektiğini ifade etti.

Alemdar, “İşçinin hayatından tasarruf edilmez” sözleriyle iş sağlığı ve güvenliği konusundaki kararlı tutumlarını bir kez daha ortaya koydu.

“ÖRGÜTLENMENİN ÖNÜNDEKİ ENGELLER KALDIRILMADAN GÜÇLÜ BİR SOSYAL DEVLETTEN SÖZ EDEMEYİZ”

Sendikal örgütlenmenin çalışanların haklarını korumadaki en güçlü araç olduğunu belirten Genel Başkanımız, örgütlü mücadelenin çalışma hayatında adaletin sağlanması açısından vazgeçilmez olduğunu ifade etti.

Tek başına hak arayan bir işçi ile arkasında sendikası ve toplu iş sözleşmesi bulunan bir işçinin aynı güce sahip olmadığını vurgulayan Alemdar, sendikal örgütlenme özgürlüğünün demokratik toplumun temel unsurlarından biri olduğunu söyledi.

Sendikaya üye olduğu için işini kaybetme korkusu yaşayan çalışanların örgütlenme hakkını özgürce kullanamadığını belirten Genel Başkanımız, sendikal hakların önündeki engellerin kaldırılması çağrısında bulundu.

Alemdar, “Demokrasinin temeli örgütlü toplumdur. Örgütlenmenin önündeki engeller kaldırılmadan, güçlü bir sosyal devletten söz edemeyiz” dedi.

YEŞİL DÖNÜŞÜMDE ADİL GEÇİŞ VURGUSU

İklim değişikliği ve yeşil dönüşüm süreçlerine de değinen Genel Başkanımız, çevrenin korunmasının zorunlu olduğunu ancak dönüşümün ekonomik ve sosyal maliyetlerinin çalışanlara yüklenemeyeceğini belirtti.

Yeşil dönüşüm nedeniyle işini kaybetme riskiyle karşılaşan veya geliri azalan çalışanların korunması gerektiğini vurgulayan Alemdar, adil geçiş politikalarının işçilerin istihdamını, gelirini ve geleceğini güvence altına alması gerektiğini ifade etti.

“GENÇLERİMİZİN YALNIZCA DİPLOMAYA DEĞİL, GÜVENCELİ İŞLERE İHTİYACI VAR”

Kongrede öğrencilere ve genç akademisyenlere de seslenen Genel Başkanımız, gençlerin mezuniyet sonrasında iş bulma, emeklerinin karşılığını alma ve geleceklerini güvence altına alma konusundaki kaygılarının göz ardı edilemeyeceğini söyledi.

Eğitimli gençlerin işsizlikle ve güvencesiz istihdamla karşı karşıya kalmasının yalnızca bireysel değil, toplumsal bir sorun olduğunu belirten Alemdar, Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri bölümü mezunlarının bilgi ve birikimlerinden daha fazla yararlanılması gerektiğini ifade etti.

“Gençlerimizin yalnızca diplomaya değil, nitelikli ve güvenceli işlere ihtiyacı var” diyen Genel Başkanımız, staj ve uygulamalı eğitim olanaklarının geliştirilmesi, dijital becerilerin güçlendirilmesi ve gençlerin sendikal haklar konusunda bilinçlendirilmesi gerektiğini vurguladı.

Öğrencilere çalışma hayatını yalnızca ders kitaplarından öğrenmemeleri çağrısında bulunan Alemdar, işyerlerini ziyaret etmelerini, çalışanların deneyimlerini dinlemelerini ve sendikal örgütlenmenin önemini kavramalarını istedi.

“BİLİMSEL BİLGİYİ İŞÇİNİN HAYATINA DOKUNAN ÇÖZÜMLERE DÖNÜŞTÜRMELİYİZ”

Konuşmasının son bölümünde akademi ile sendikal hareket arasındaki iş birliğinin daha da geliştirilmesi gerektiğini vurgulayan Genel Başkanımız, çalışma hayatındaki dönüşümün yalnızca ekonomik göstergelerle değil, sosyal adalet ve insan onuru temelinde değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.

Sendikaların da yeni çalışma biçimlerine uyum sağlaması, dijital platformlarda ve uzaktan çalışan emekçilere ulaşması, örgütlenme yöntemlerini geliştirmesi gerektiğini ifade eden Alemdar, akademik araştırmaların sendikal mücadeleye yol göstermesinin önemine dikkat çekti.

TÜRK-İŞ’e bağlı sendikaların ve şubelerinin akademisyenlere ve öğrencilere açık olduğunu belirten Genel Başkanımız, teorik bilginin işyerlerindeki deneyimle buluşturulması çağrısında bulundu.

Kongrede ortaya konulacak bilimsel çalışmaların yalnızca akademik yayınlarla sınırlı kalmamasını; kamu politikalarına, sendikal mücadeleye, eğitim programlarına ve gençlerin geleceğine somut katkılar sunmasını temenni etti.

“ÇALIŞMA BİÇİMLERİ DEĞİŞECEK AMA EMEĞİN DEĞERİ DEĞİŞMEYECEK”

Çalışma hayatının geleceğinde yeni teknolojilerin, farklı istihdam biçimlerinin ve dönüşen mesleklerin önemli yer tutacağını belirten Genel Başkanımız Eyüp Alemdar, değişmeyen temel ilkenin emeğin korunması olduğunu vurguladı.

“Çalışma biçimleri değişecek. Meslekler dönüşecek. Yeni teknolojiler hayatımıza girecek. Ama işçinin emeğinin karşılığını alma, güvende çalışma ve örgütlenerek hakkını arama ihtiyacı değişmeyecek. Emeğin değeri değişmeyecek” diyen Alemdar, sendikal hareketin temel sorumluluğunun bu değeri her koşulda korumak ve daha ileriye taşımak olduğunu ifade etti.

Genel Başkanımız Eyüp Alemdar, kongrenin düzenlenmesine katkı sunan Aydın Adnan Menderes Üniversitesi yönetimine, akademisyenlere, sendika temsilcilerine ve katılımcılara teşekkür ederek, kongrenin çalışma hayatının sorunlarına yönelik somut çözüm önerilerinin geliştirilmesine katkı sağlaması temennisinde bulundu.

15-18 Ekim 2026 tarihleri arasında devam edecek kongrede, çalışma hayatının güncel sorunları ve emeğin geleceği bilimsel ve sendikal perspektiften ele alınacak.

KOOP-İŞ Dijital Kimlik Başvurusu

KOOP-İŞ Dijital Kimlik Başvurusu

FURKAN

ZEHİR

12345678912

TEKNOFAME

ANKARA